Varis, toplardamarların kalıcı olarak genişlemesi veya uzamasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Genellikle alt bacaklarda gözlemlenir ve yüzeysel toplardamarların belirginleşmesi ile kıvrımlı bir görünüm kazanır. İlk aşamalarda yalnızca estetik bir sorun olarak kendini gösterirken, ilerleyen dönemlerde ağrı, şişlik ve diğer rahatsızlıklar da gelişebilir. Varisler, iki ana yakınmaya yol açabilir:
Varis, kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır ve genetik yatkınlık en önemli faktörlerden biridir. Diğer nedenler arasında şunlar bulunur:
Varisler, genellikle hastaların yakınmalarını azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için tedavi edilir. Tedavi edilmemiş varisler zamanla büyüyebilir ve çeşitli komplikasyonlara yol açabilir:
Varis şüphesi olan hastalar, öncelikle bir Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanına başvurmalı ve bacak toplardamar ultrasonografisi yaptırmalıdır. Gözle görülebilen varisler, detaylı bir muayene ve değerlendirme gerektirebilir.
Hamilelik döneminde toplardamar yetmezliği ve varis oluşumu artış gösterebilir. Bu süreçte bacaklarda şişlik, ödem, dolgunluk hissi ve ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hamilelikte varislere neden olan faktörler şunlardır:
Hamilelik sırasında varislerin değerlendirilmesi için ultrasonografi yapılabilir, ancak bazı girişimsel testler önerilmez. Girişimsel tedaviler genellikle bu dönemde uygun değildir; bu nedenle, varis çorabı kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleri tavsiye edilir. Eğer belirgin ve yaygın varisler mevcutsa, toplardamar pıhtı riskine karşı önleyici tedavi düşünülebilir. Doğumdan sonra varislerin çoğunlukla azaldığı gözlemlenir; bu nedenle doğum sonrası bir değerlendirme yapılması önemlidir.
Sonuç olarak, varisler hem fiziksel hem de psikolojik etkileri nedeniyle ciddiye alınması gereken bir durumdur. Erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam kalitesi artırılabilir.